Arşiv | Eylül, 2011

Burberry 2011 – 2012 Sonbahar Kış koleksiyonu

30 Eyl

Sonbahar ya da kış deyince aklınıza ne geliyor? Tabii ki trençkotlar ve paltolar ( Yani hiç değilse benim için öyle). Burberry bu kış sezonunun en renkli koleksiyonlarından birini hazırlamış. Sanırım kışın kasvetli havasını bu renkli tasarımlarla dağıtmaya çalışmış Christopher Bailey.

Renkler gerçekten harika, sarılar, turuncular, yeşiller… Zaten podyuma ilk baktığınızda enerjiyle doluyorsunuz. Burberry Prorsum’un trençkotlarını ve senelerdir sadece ufak değişikliklerle klasik görünümü korunan montlarını çok seviyorum. Bu yıl oldukça ilginç bir düğme sistemi tasarlanmış, fotoğraflarda görebilirsiniz.

Kış aylarının vazgeçilmezi kürkler, bu koleksiyonda da yerini bulmuş. Bazen paltoların omuzlarında kullanılmış sadece, bazen de tüm tasarımda… Değişmeyen tek şey ise, beldeki ince kemer…

2011 – 2012 Sonbahar sezonu çantaları

30 Eyl

Artık biraz da trendlere bakalım değil mi? İşe çantalardan başlayalım istedim. Nette dolanırken harika bir fotoğraf galerisi buldum ve içinden en beğendiğim çantaları seçtim. Kış mevsimine bayılıyorum, en sevdiğim mevsim diyebilirim. Hem terlememeyi çok seviyorum hem de giyim trendleri açısından çok daha zengin bir mevsim. Çantalarda da durum böyle… Mesela kürk çantalar kullanabiliyorsunuz (tabii ki yapay kürkten bahsediyorum) ya da deri çantanızı terlemeden, kolunuza yapışmadan taşıyabiliyorsunuz.

Benim en sevdiğim iki çanta türü var, biri clutchlar… Özellikle oversized olanlarını çok kullanışlı buluyorum. Diğer bir türü de ince askılı küçük çantalar. Tabii hiçbir şeyimi bunların içine sığdıramıyorum ama yine de vazgeçemiyorum.

Bu kış sezonu için üç tane favori markam var. Biri tabii ki Alexander McQueen, diğer Christian Laouboutin ve yaptığı müthiş çantalar dolayısı ile sonuncusu da 3.1 Philip Lim.

Philip Lim’in kürk clutchlarına bayıldım. Harikalar… Çok sade ve şıklar. Christian Louboutin ve Alexander McQueen’in deri, gümüş zımbalı çantaları mükemmel. Dolce & Gabbana’nın yıldızları bir harika ve bu arada Burak Uyan isimli yeni ve yetenekli bir tasarımcı buldum….

Rihanna’yı da saçlarını da seviyorum!

28 Eyl

Ben de gittiğim her yere kuaförümü de götürmek istiyorum. Ben de her ay saçımın kesimini, rengini değiştirmek istiyorum. Bu arada Rihanna’yı da cesaretinden dolayı tebrik ediyorum. Kadın bukalemun gibi, neredeyse her ay farklı bir saçla görüntüleniyor. Rihanna’nın saçlarından, Rihanna’nın evrimi olarak söz edebiliriz sanırım. 2005 yılında müzik piyasasına ilk adım attığında Rihanna’nın saçları uzun, kahverengi ve dalgalıydı. yani ünlü şarkıcı o sıralarda doğal saçlarını kullanıyordu. Daha sonra kısa süren bir kakül denemesi oldu ama hiç hoş değildi açıkçası. Sonra da hepimizin kendisini tanımamıza sebep olan Umbrella dönemi başladı. Kısa, siyah bop kesim saçları yani… İşte gidişat bundan sonra ilginçleşmeye başladı. Saçlarını kısacık kestirdi, altlarını kazıttı, önce sarıya sonra da kırmızıya boyattı. Kırmızı saçlarını sa çok sevmiştim ama açık konuşmak gerekirse en çok hoşuma giden görünümü şu yandaki fotoğraftaki son hali. Doğal her zaman daha güzel değil mi?

Kim sahnede ne giyiyor?

27 Eyl

Gösterişli kostümlere, parıltılı kıyafetler bayılıyorum. Amerikan müzik piyasasının en sevdiğim yanlarından biri de bu. Orada sanki başka bir dünya varmış gibi, garip bir çılgınlık var. İşlere, turnelere, şarkılara çok daha fazla para harcanıyor, çok daha fazla özeniliyor. Tabii bu emeğin en çok aktarıldığı yer, özellikle kadın şarkıcılar için sahne kostümleri.

Kabul edelim, kadın şarkıcılar arasında rekabet sadece şarkılarla ve turlarla, turnelerle yaşanmıyor. Aynı zamanda sahne kostümlerinde de yaşanıyor. Lady Gaga, Rihanna, Beyonce, Katy Perry gibi isimler verdikleri her konser sonrasında sahnede giydikleri kostümlerle tüm medyada yer buluyorlar. Şimdilerde bu isimlere Jennifer Lopez ve Britney Spears de katıldı. Dolayısı ile artık kabul etmemiz gerekir ki, sahnede sergilenen görüntü, sunulan şov artık şarkıların ve müziğin önüne geçmiş durumda. Herkes daha iddialı, daha seksi, daha dikkat çekici olmaya çalışıyor. Sonuçta da ortaya şöyle bir tablo çıkıyor;

 

Prada yine yapmış yapacağını

26 Eyl

İlk olarak nerede gördüm hatırlamıyorum ama Prada’nın 2012 Yaz sezonu ayakkabılarından birini gördüm ve bayıldım. Hemen nete girdim ve koleksiyonun tamamına baktım. Ayakkabıları görünce aklıma hemen eski Amerikan arabaları geldi. Benim hayalimdeki araba, 1959 Impala, bu ayakkabıları görünce de aklıma o araba geldi. O kadar harikalar ki… Kuyrukları ve farları da var…