Hatırlıyorum da bayramların en sevdiğim yanı, bayramlık kıyafet alışverişleriydi. Eminim ki hepiniz bayram alışverişlerinin ne kadar keyifli olduğunu hatırlıyorsunuzdur.
Bu haberimiz de çocukları olan ve onlara bayramlıklarını henüz almamış okuyucularımız için gelsin. Bluekey mağazalarında bayrama özel yüzde elli indirim var. Bu indirimle çocuklarınızın hem bayramlık alışverişlerini, hem de kışlık alışverişlerini aradan çıkarabilirsiniz. Kampanyayla ilgili ayrıntılı bilgiyi de bu adresten alabilirsiniz.
Bence kesinlikle öyle. Tabi nude renkleri ve pastel tonlarını da çok seviyorum ama bana sorarsanız yazın en güzel yanı, dilediğiniz kadar rengi ve parlaklığı kaldırabilecek enerjisi olması.
Bu yazın en sevdiğim renklerinden biri; pastel tonlar ki daha sonra bundan detaylıca bahsedeceğim. Hatta üşenmezsem bu gün bile yazabilirim. Diğer sevdiğim renk de, daha doğrusu renkler topluluğu da sarı, yeşil ve mavinin bir arada kullanıldığı yerler. Çok şükür ki ünlü tasarımcılar beni hiç bir zaman kırmıyorlar. Bu yaz gönlümce bakabilmem, kullanabilmem ve yazabilmem için çoook güzel şeyler tasarlamışlar. Öyle ki sadece bakmak bile bana enerji veriyor
Modayı seven ve takip edenlerin sanatla da ilgisi olmalı değil mi? Özellikle de görsel sanatlarla…
ArtGalerim Nişantaşı Sanat Galerisi’nde 24 Şubat- 21 Mart 2010 tarihleri arasında ressam Altan Çelem’in “Rutin” adlı sergisi sanatseverlerle buluşuyor…
Tasarım ve sanatı destekleyen ORKA Group, ArtGalerim işbirliği sanat aktivitelerine devam ediyor. Her ay ünlü sanatçıları sanatseverlerle buluşturan ArtGalerim ünlü ressam Altan Çelem ile yeni sergisini gerçekleştiriyor.
24 Şubat Çarşamba günü açılışı gerçekleştirilen serginin ev sahipliğini; Sanatçı Altan Çelem, ArtGalerim’in sahibi Özlem Alıcı veORKA Group Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Orakçıoğlu üstlendi. Sergi açılış davetine sanat ve cemiyet hayatından seçkin bir topluluk katıldı. Altan Çelem “Rutin” resim sergisi 21 Mart tarihine kadar açık kalacak.
Çağdaş Türk sanat dünyasında yarattığı özgün resimsel gerçeklikle ayrıcalıklı bir pozisyona sahip Altan Çelem, ‘’Rutin’’ ile modern dünyanın çağdaş tema ve üsluplarını başarıyla harmanlıyor.
Sanatçı Altan Çelem resimlerinde, gündelik yaşamdan kesitleri figüratif bir kurgu içerisinde ve deneysel renk çalışmalarından kaçınmaksızın kendine has bir üslupla sunuyor. Şehir trafiğine, kent insanının ilişkileri ve çelişkilerine yer verdiği resimlerinde mavi ve gri tonları belirleyici bir rol oynuyor. Bu sebeple de sanatçı, günümüzün sanat piyasasında değeri günden güne artan ressamlarından biri haline gelmiştir.
İşte Altan Çelem ve sergilediği resimlerinden yalnızca bir kaçı…
Yazar ve yönetmen Zülfü Livaneli, konu da Atatürk olunca, Veda oldukça heyecanla beklenen bir film oldu. Zülfü Livaneli’nin yaptığı neredeyse her işe hayran olan biri olarak, bu filmi de merakla bekliyorum.
Film Atatürk’ü Salih Bozok’un gözünden anlatıyor. Selanik’te çocukluktan başlayan ve ölene kadar süren bu dostluk, Zülfü Livaneli’nin gözünden ve kaleminden beyazperdeye aktarıldı. Filmin Facebook’daki fan sayfasını da görmek isterseniz bu linke tıklayabilirsiniz.
Filmin senaryo çalılmalrı 3 yıl sürmüş ve çekimler de 7 haftada tamamlanmış. Filmin senaryosunun yanı sıra, müzikleri de zülfü Livaneli’ye ait. Veda’nın oyuncu kadrosu da gayet iyi. Filmin baş baş rollerinde rollerinde Sinan Tuzcu, Serhat Mustafa Kılıç, Dolunay Soysert, Özge Özpirinçci , Ezgi Mola ve Burhan Güven var.
Bu projede, 13 kişilik İtalyan ve Alman teknik ekip görev aldı. Ünlü Alman görüntü yönetmeni Peter Steguer’in yanı sıra İtalyan sanatçılar Aldo Signoretti (Saç) ve Vittorio Sodano (Makyaj) bu ekibin içindeki isimlerdendi.
Tasarımlarını Baran Uğurlu’nun yaptığı kostümler dönemine uygun olarak eskitildi, renklendirildi ve işlendi. Artık kostümlerin ne kadar başarılı olduğundan filmi izledikten sonra, yani Mart ayından sonra bahsederiz. Şu anda bahsetmek istediğim başka bir şey var. Gerçek hayatta birlikte olan Sinan Tuzcu ve Dolunay Soysert filmde anne – oğulu oynuyor. Durum böyle olunca en önemli şeylerden biri de makyaj oluyor. İtalyan makyöz Vittorio Sodano’nun işi çok zordu ama fotoğraflardan gördüğüm kadarıyla çok iyi bir iş çıkarmış.
En çok takdir ettiğim modacılardan biriydi Alexander McQueen, az önce ölüm haberini aldım. Tanıdık birini kaybetmişim gibi hissediyorum, üstelik artık birbirinden güzel tasarımlarını da göremeyeceğiz.
40 yaşındaki üçlü İngiliz modacı Londra’daki evinde ölü bulunmuş. Henüz kesin bir şey söylenmese de intihar ettiği dedikoduları dolaşıyor ortada.
Lonrda Moda Haftası’na birkaç gün, yeni kreasyonun tanıtmasına da sadece bir kaç ay kala, ünlü modacı aramızdan ayrıldı. İkonik tasarımları ve yaratıcı çizgileriyle tüm dünyanın saygısını kazanmış bir insanın neden kendini öldürmek isteyeceğini çok merak ediyorum doğrusu. Hem de bir modacı için hayanın en önemli günlerinden sayılabilecek moda haftasına ve yeni kreasyon tanıtımına bu kadar az zaman kala…
Alexander McQueen eskiden Prens Charles için takım elbiseler dikiyordu. Sonra kadın modasına da el atmaya karar verdi ve dünyanın en büyük tasarımcılarından biri haline geldi.
Artık o güzelim giysi ve ayakkabılarını tasarlamaya devam edemeyeceği için gerçekten üzgünüm…
Alexander McQueen Hollywood yıldızlarının da vazgeçilmez tasarımcılarından biriydi. İşte O’nu tercik eden kadınlardan bazıları ve McQuueen tasarımları…